DOLAR
18,0681
EURO
18,2915
ALTIN
1.020,50
BIST
3.020,01
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Şanlıurfa
Açık
39°C
Şanlıurfa
39°C
Açık
Cuma Açık
38°C
Cumartesi Açık
38°C
Pazar Az Bulutlu
37°C
Pazartesi Az Bulutlu
38°C
Son Dakika
10:14 “Patentle Türkiye” Ödülleri Sahiplerini Buldu
16:46 Kadın Eli Değdi Katma Değer Geldi
16:42 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra Kararlarını İmzaladı
13:45 Eyyübiye Parkları Çiçekleniyor
13:43 Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’nden Hilvan’a Katı Atık Aktarım İstasyonu
13:41 El Emeği Göz Nuru Ürünler “Mezopotamya’da Kadın” Sergisinde Görücüye Çıktı
13:39 Otonom Araçlar Vadi’den Geçti
20:55 Başkan Baydilli Engelli Vatandaşlarla Buluştu
20:53 Başkan Kuş: İstihdam Konusunda Ciddi Adımlar Atacağız
18:37 Haliliye Belediyesi Doğru Tercih İçin Gençlerin Yanında
18:35 Vali Gül ve Başkan Fatma Şahin’den Başkan Beyazgül’e Ziyaret
18:33 Başkan Beyazgül’den Üretim ve İstihdama Dev Destek
18:31 Büyükşehir Açık Hava Sineması Karaköprü’de Miniklerle Buluştu
18:21 Bakan Kirişci, Moritanya Balıkçılık Ve Deniz Ekonomisi Bakanı Maiev İle Görüştü
18:17 Bakan Kirişci, 833,6 Milyon Liralık Tarımsal Destek Ödemelerinin Bugün Yapılacağını Bildirdi
18:14 Siber Vatan Onlara Emanet
12:35 Başkan Kuş’tan Bir Müjde Daha
12:33 Haliliye Belediyesi Tüm Ekipleriyle Kurban Bayramına Hazır
12:32 Başkan Canpolat: Bayramımız Mübarek Olsun
12:28 Büyükşehir Personellerine Hayat Kurtaracak Eğitimler
12:24 181 Milyon 196 Bin Liralık Destekleme Ödemesi Bugün Hesaplara Aktarılacak
10:27 Pençe-kilit Operasyonu Bölgesinde Teröristlere Ait Çok Sayıda Silah ve Mühimmat Ele Geçirildi
10:25 Terör Örgütüne Ağır Darbe: Hakkari’de 2 BTÖ Mensubu Etkisiz Hale Getirildi
10:24 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu: Adana Baklalı Kavşağı İle Sanayi Gelişimi Hızlanacak, Ulaşım Kolaylaşacak
10:21 Vali Ayhan, Din Görevlileriyle Buluştu
10:19 Çocukların Eğitim Süreçlerinin Güvenliğine İlişkin İş Birliği Protokolü İmzalandı
10:17 Üç Bakan Çocuklar İçin İmza Attı
10:14 Siverek’te Kapılar Tüm Vatandaşlara Tam Açık
10:13 Başkan Özyavuz: Vali Ayhan’ı Büyük Bir Kalabalık İle Karşıladı
10:11 Başkan Kuş Kırsala Çıkarma Yaptı
10:09 İçişleri Bakanı İle Başkan Yalçınkaya Arasında Samimi Sohbet
10:08 Başkan Canpolat Açılışa Hazırlanan 2 Projeyi İnceledi
10:05 Haliliye’de Üniversiteye Hazırlık Yaz Kursu Kayıtları Başladı
10:03 Ceylanpınar Kadın Destek Merkezine Yoğun İlgi
10:01 Büyükşehir’den Akçakale ve Bozova İlçesinde Stabilize Yol Çalışması
10:00 Bakan Kirişci: “1 Yıl Ekmeden Boş Tutan Vatandaşın Tarlası, Kiralanacak”
09:55 “Kabul Ettikleri Birkaç Yüz Mülteciyi Reklam Malzemesi Olarak Kullananlar, Derinleşen İnsani Krizler Karşısında Hiçbir Sorumluluk Üstlenmiyor”
10:00 Bakan Özer’den Öğretmenlere Mesleki Çalışma Programı Mesajı
09:56 Karaköprü Kırsalında Üst Yapı Çalışmaları Sürüyor
09:55 Başkan Kuş, Esnafı Ziyaret Ederek Taleplerini Dinledi
09:53 Akçakale’de İçme Suyu Şebeke Döşeme Çalışmaları Sürüyor
09:52 Haliliye’de Gençlerin Adresi Yaz Spor Okulları Oluyor
09:47 Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesinden Yaprak Sayar Konseri
09:46 Başkan Beyazgül, “ Babaların Rızasını Kazanmak Her Evladın Önceliği Olmalıdır”
09:44 “26 Proje, 30 Milyon Liralık Yatırım” Ekonomiye Güç Katacak
09:42 21 Projeye “Üretimde Yapısal Dönüşüm” Desteği
09:39 “İklim Değişikliği ve Çevre Sorunları İnsanlığın Ortak Meselesidir”
21:49 Vali Ayhan, Viranşehir’de
21:46 Vali Ayhan, Temaslarını Sürdürüyor
15:10 Başkan Beyazgül’den Konut Hamlesi

Adalet Bakanı Bozdağ, Kira Düzenlemesi İle İlgili Detayları Paylaştı

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, kira düzenlemesinin geçici olacağını, kiracı ve ev sahibinin hukukuna halel vermeden fedakarlıkla bir noktada durmasına özen gösterildiğini vurgulayarak, “Konut kiralarında, 1 Temmuz 2023’e kadar kira sözleşmelerinde bir önceki seneki kiranın yüzde 25’ini geçmeyecek şekilde bir düzenleme getiriyoruz” dedi.

Adalet Bakanı Bozdağ, Kira Düzenlemesi İle İlgili Detayları Paylaştı
09.06.2022 12:19
0
A+
A-

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, kira düzenlemesinin geçici olacağını, kiracı ve ev sahibinin hukukuna halel vermeden fedakarlıkla bir noktada durmasına özen gösterildiğini vurgulayarak, “Konut kiralarında, 1 Temmuz 2023’e kadar kira sözleşmelerinde bir önceki seneki kiranın yüzde 25’ini geçmeyecek şekilde bir düzenleme getiriyoruz” dedi.

Ankara’da düzenlenen Uzlaştırma Ödül Töreni ve Sempozyumu’na katılan Bakan Bozdağ, burada yaptığı konuşmasında, Türkiye’de uyuşmazlıkların kısa sürede çözülmesinin, adaletten beklentinin zaman içerisinde tecelli etmesinin, alınan kararların infazının, adalete güveni ve yargı hizmetlerinden memnuniyeti arttırmada önemli olduğunu söyledi.

Yargının üzerindeki iş yükünün yüksek olduğuna işaret eden Bozdağ, 3 milyon 290 bin 195’i ceza, 4 milyon 331 bin 658’i hukuk uyuşmazlığı olmak üzere yaklaşık 8 milyon uyuşmazlığın bulunduğunu bildirdi. Bekir Bozdağ, bu rakamı eritmenin, vatandaşın hızlı şekilde adalete erişimini sağlamak ve adaletin zamanında tecellisini temin etmek için hükümet ve Adalet Bakanlığı olarak çok sayıda çalışmanın yapıldığını dile getirdi.

Hakim ve savcı ile yardımcı personel sayılarının artırıldığını aktaran Bozdağ, teknik alanında yeni adımlar atıldığını ifade etti.

İstinaf mahkemelerinin yargılama süreçlerini uzatan değil, azaltan bir fonksiyon ortaya koyduğunu söyleyen Bozdağ, istinaf mahkemeleri üzerinden yanlış bir algının oluşturulduğunu kaydetti. Bekir Bozdağ, istinaf mahkemelerinin daha etkin ve verimli çalışması için yeni adımlar atılacağını bildirdi.

Uzlaştırmanın ve arabuluculuğun hayata geçirilmesiyle alternatif çözüm yollarının devreye alındığını belirten Bozdağ, böylece hem yargının yükünün azaltılmasının hem de uyuşmazlıkların yargılama süreçlerine girmeden uzlaştırma kültürüyle çözüme kavuşturulmasının amaçlandığını ifade etti.

Uzlaştırmanın Kapsamını Genişletmek Konusunda Adımlar Atacağız

Uzlaştırmayla 2017’den bu yana yaklaşık 3 milyon uyuşmazlığın çözüldüğüne değinen Bakan Bozdağ, uzlaştırmanın kapsamını genişletmek konusunda yeni dönemde yeni adımlar atılacağını bildirdi.

Bekir Bozdağ, “Belki seçki yapmak suretiyle bazı suçların cezalarının alt ve üst sınırına bakmaksızın onları uzlaştırma kapsamına almanın daha yararlı olacağına dair çok kıymetli değerlendirmeleri duyduk, görüyorum ve ben de bu değerlendirmelere katılıyorum. Bir seçki yapmak ve bu kapsamda bunun kapsamını genişletmek son derece faydalı olacaktır. Toplumun tepki duyduğu suç tiplerini uzlaştırmanın kapsamına almamak ama öte yandan da uzlaştırma kapsamı içerisinde olan suç tipleri ile ilgili ceza sınırına bakmaksızın bunları bu kapsama alma konusunda kararlıyız. Yeni dönemde inşallah ekime doğru bu konuda hazırlıklarımızı Türkiye kamuoyuyla paylaşacağımızı buradan ifade etmek isterim.” diye konuştu.
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın konuşmasından bazı bölümler şu şekilde:

Bir Önceki Kira Yılının Yüzde 25’ini Geçmemek Koşuluyla

Bugün, Adalet Komisyonu’nda Borçlar Kanunu’na geçici madde eklenmesi söz konusu olacaktır. Cumhurbaşkanımızın talimatıyla, Cumhurbaşkanı Yardımcımız Fuat Oktay Bey, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum Bey, Hazine ve Maliye Bakanımız Nureddin Nebati Bey ve Ticaret Bakanımız Mehmet Muş ve Adalet Bakanlığı olarak beraber yaptığımız çalışma sonucunda konut kiraları bakımından 1 Temmuz 2023 yılına kadar yenilenecek kira sözleşmelerinde bir önceki kira yılının yüzde 25’ini geçmemek koşuluyla yapılacak artışların geçerli olduğuna dair bir geçici hüküm Borçlar Kanunu’na, Adalet Komisyonunda eklenecek AK Parti grubu, MHP grubu teklif verecek ve oraya eklenecektir. Böylelikle konut kiralarında bir yıl süreyle bir önceki yılın kira bedelinin yüzde 25’ini geçmeyecek şekilde bir artış yapılabilme imkanı getiriliyor. Bunun üzerinde yapılacak artışların geçerli olmadığı açıkça ifade ediliyor. Bu düzenlemeyi yaparken, geçici olmasına özellikle önem verdik. Geçici bir düzenleme. Bu düzenleme kiracı ve ev sahibinin hukukuna halel vermeden ikisinin de belli bir fedakarlıkla bir noktada durmasına da özen gösterdik. Umarım beklentileri karşılar, umarım beklediğimiz sonuçları doğurur. Şimdiden hayırlı olmasını temenni ediyorum.

Muhataplarımızı Bize Karşı Tarafsız Davranmaya Davet Ediyoruz

Avrupa Parlamentosu dün Türkiye ile ilgili raporu oyladı ve kabul etti. Avrupa Parlementosunun Türkiye’ye karşı daima objektif ve tarafsız olmasını bekliyoruz. Başka ülkelere, Yunanistan’a, Fransa’ya, Almanya’ya nasıl davranıyorsa, Türkiye’ye de aynı şekilde davranmasını, onlara hangi gözle bakıyorsa Türkiye’ye de aynı gözle bakmasını istiyoruz. Ama bakmıyorlar, Türkiye’ye terör örgütlerinin gözü ile bakıyorlar, terör örgütlerinin yazdıkları çizdikleri ile Türkiye hakkında raporlar oluşturuyorlar. Sonra da Türkiye’den ‘Bizim raporlarımızı niye kaile almıyorsunuz?’ diye Türkiye’yi eleştiriyorlar. Biz Türkiye’ye karşı ön yargıdan uzak, objektif, adil, tarafsız her raporu bu güne kadar başımızın üzerinde gördük ve gereğini yaptık. Ama Türkiye’de olup bitenleri çarpıtan, Türkiye’de terör örgütlerinin sözlerini raporlarına yansıtan ve Türkiye’ye karşı ön yargıyı raporlaştıran bir raporu Avrupa Parlamentosu değil, kim kabul ederse etsin, biz onlar karşısında Türk milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hukukunu koruma noktasında kararlıyız. Ama tarafsız olan her konuyu da eleştirilerden saklı olarak gereğini yaptık, yapmaya da devam edeceğiz. Buradan da muhataplarımızı bize karşı tarafsız davranmaya davet ediyoruz.

Türkiye’nin, AİHM Kararlarını İnfaz Oranı Yüzde 89’dur

Türk hükümet yetkilileri ile kurum ve kuruluşları ile sadece hazırladıkları raporların meşruiyetini artırmak için yapılan görüşmeleri doğru görmüyoruz. O raporda Türk hükümetinin, Türk kurum ve kuruluşlarının görüşlerinin yer alması ve o çerçevede bunun değerlendirilmesinin doğru olduğunu ifade ediyoruz. Ama her defasında yüzlerine de açıkça söylememize rağmen, Türkiye aleyhine raporları adeta yarıştırıyorlar. Türkiye’nin hak etmediği eleştirileri Türkiye’ye yöneltiyorlar. Türkiye Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bugüne kadar verdiği kararlara uymuştur. 4 bin 266 AİHM kararı Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesine taşınmış ve bugüne kadar Türkiye bu kararların 3 bin 758‘ini infaz etmiştir, diğerlerinin de infazı devam etmektedir. Türkiye’nin infaz oranı yüzde 89’dur, Avrupa konseyine üye ülkeler içerisinde oran itibari ile en yüksek olan ülke Türkiye’dir.

Türkiye’de Yargı Bağımsız, Kimse Telkinde Bulunamaz

Ama bizden Kavala davasına müdahale etmemizi istiyorlar. Bir yandan ‘Yargı Türkiye’de bağımsız değildir’ diyorlar, ‘Siz karışıyorsunuz’ diyorlar, öte yandan da rapora yazmışlar, ‘Kavala, Demirtaş serbest bırakılsın.’ Yahu Türkiye’de mahkemeler, yargı bağımsız, ne Türk hükümeti, ne Meclis, ne başka biri emir ve tavsiyede bulunamaz, telkinde bulunamaz, ‘yargı yetkisini şöyle kullanacaksın, böyle kullanacaksın’ denemez. Avrupa Konseyi, Avrupa Parlamentosu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de aynı konuda hassas. Ama öte yandan da raporun içerisine ‘Bunları serbest bırakın’ diye Türkiye’ye tavsiyede bulunuyorlar. Türk yargısı bağımsızdır, bu bağımsızlık sadece Türkiye’deki yasama, yürütme organına, medyaya, diğerlerine karşı değil, dünyanın bütün ülkelerine karşı da bağımsızlığı kapsar. Türk yargısına Avrupa Konseyi de başka bir yer de Avrupa Parlamentosu da emir ve talimat veremez. Şunu da ifade etmek isterim; Kavala kararını Türkiye Cumhuriyeti yargısı uygulamıştır. Uygulanan bir karar üzerinden Türkiye’yi uygulamadı diye itham etmek esasında niyet okumaktır ve farklı bir değerlendirme yapmaktır, bir karar verdi AİHM ‘ihlal’ dedi, gereği yerine getirildi mi, getirildi. Sonra başka yargılama sonucunda başka bir karar çıktı. O ayrı, o ayrı.

Türkiye Uluslararası Alanda Hakça Bir Yaklaşımı Her Alanda Hayata Geçirdi

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi 2008’den beri Yunanistan’da oradaki Türk Gençler Birliği ve oradaki bazı derneklerin isminde Türk kelimesi geçiyor diye bu dernekleri kapattılar. Yargıya gitti, Yunan yargısı oradaki dernekleri haksız buldu. Sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gitti, AİHM hak ihlali kararı verdi. ‘Yunanistan haksızdır’ dedi ve Yunan hükümeti 2008’den beri bu kararların gereğini yerine getirmiyor. Peki, 2008’den beri Avrupa Konseyi Bakanlar Konseyi neden Yunanistan ile ilgili yerine getirmediği bir kararı gündemine alıp AİHM’e Türkiye’de olduğu gibi görüş sormuyor? Fransa’nın var, Almanya’nın var. İngiltere’nin benzer yerine getirmediği kararlar var onları gündemine alıp AİHM’e dahi sorma gereği duymazken, Türkiye’nin infaz ettiği bir kararı gündemine alıp niyet okuyarak Türkiye ile ilgili görüş soruyor. Bu, çifte standart değil mi? Elinizi vicdanınıza koyun kararların doğruluğu eğriliğinden bağımsız olarak bunu düşünmenizi istiyorum. Madem ki Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi AİHM kararlarının infazını değerlendiriyor buna göre bir takım kararlar alıyorsa o zaman bu kararları Yunanistan’a karşı 2008’den beri neden almadınız? Fransa’ya, Almanya’ya, İngiltere’ye bir sürü karar var tek tek saymayayım, neden almadınız? Türkiye söz konusu olunca birden ilkelerini hatırlıyorlar. Yunanistan söz konusu olunca birden ilkesizliğin abidesini dikiyorlar. Olur mu böyle şey? Biz eşit muameleyi, adil davranışı, tarafsızlığı herkesten ve her kesimden bekliyoruz ve beklemeye de devam edeceğiz. Türkiye uluslararası alanda hakça bir yaklaşımı her alanda hayata geçirdi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uymak konusunda da Avrupa Konseyi ile olan ilişkilerinde de bunu daima gözetti, gözetmeye de devam edecektir. Bize söz verdiler, neler dediler, Rum Kesimini gittiler Avrupa Birliğine aldılar.

Türkiye Hukukunu, Yedi Düvele Karşı, Kıyamete Kadar Koruyacak

İsveç ile Finlandiya üzerinden de Türkiye’ye dair raporda ayar veriyorlar. NATO, bir güvenlik örgütü, NATO, üyesi olanların güvenliğini koruma örgütü. Kimden bir tehdit NATO üyesine gelirse onun karşısında işbirliği ve dayanışma içinde olmayı örgütün temel belgeleri her bir örgüt üyesine emrediyor. İsveç, 10 tane FETÖ’cü terörist, 10 tane PKK’lı teröristin iadesini istemişiz bize bir tanesini iade etmemiş. Finlandiya, 6 FETÖ’cü, 6 PKK’lı teröristin iadesini istemişiz bir tanesini bize iade etmemiş. Şu anda İsveç’te FETÖ, PKK devletin resmi görevlilerinin adeta himayesinde terör faaliyetlerini yürütüyorlar, resmi görevliler makamlarında bu terör örgütlerinin teröristleriyle görüşmeler yapıyorlar. Şimdi NATO’nun şemsiyesi altına girmek isteyen bir ülkeye karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kendi güvenliğini, birliğini tehdit eden terör örgütlerine karşı Türkiye’nin yanında olmasını istemesi hakkı değil midir? Bu bizim hakkımızdır. Siz terör örgütlerine karşı mesafeyi koyarsanız, Türkiye’nin tavrı da ona göre değişecektir. Ama öte yandan terör örgütlerine binlerce TIR silah verip, eğitim yaptırıp, onlara her türlü desteği verip öte yandan Türkiye’nin bunları görmezlikten gelmesini istemek Türkiye’yi tanımamaktır. Türkiye her şeyi gören bir ülkedir ve hukukunu da yedi düvele karşı nasıl Kurtuluş Savaşı yıllarında koruduysa kıyamete kadar koruyacak bir milletin devletinin adıdır. Bunu iyi öğrenmeleri lazım. Onun için de bu noktadaki yaklaşımlarını da çifte standardın bir başka örneği olarak görüyoruz. Kimse kusura bakmasın Türkiye’nin hukukunu çiğneyenlere karşı Türkiye Cumhuriyet Devleti hukukunu koruma konusunda kararlıdır. Haklarımızdan taviz vermedik, vermeyeceğiz. Haklarımıza, hukukumuza saygı duyulması halinde işbirliğinde daima olduk bundan sonra da olmaya devam edeceğiz.

Tarihi Bir Reforma İmza Atmış Olacağız

Bugün Adalet Komisyonu’nda görüşülmekte olan teklif var. Biliyorsunuz hakim ve savcı yardımcılığı bu teklifin içerisinde geliyor ve meslekten önce en az 3 yıl hakim ve savcı yardımcılığına atanan kişilerin, hakim ve savcı yardımcılarımızın hem Adalet Akademisinde hem de atandıkları hakim ve savcı yanında çok iyi bir eğitim alarak yetişmelerinin önünü açan bir adım atıyoruz. Usta-çırak ilişkisi içerisinde, meslek öncesi araziyi tanıyarak yetişecek olan hakim ve savcılarımız, kürsüye çıktığı zaman kendine ve özgüveni yüksek bir şekilde çıkacak ve daha iyi kararlar verme konusunda kendini daha donanımlı daha yetkin bulacaktır. İkinci olarak, 2 yılda bir teftişi zorunlu hale getiren adımlar atıyor, müfettişlere yeni imkanlar veriyor ve bu çerçevede Türkiye’de bulunan her bir adliyenin daha doğru bir ifade ile her bir hakim ve savcımızın iki yılda en az bir defa denetlenmesini zorunlu hale getiriyoruz. Bu ayıp arayan, açık arayan bir denetim değil, işin esasında yol gösteren, rehberlik eden ve tecrübeyi aktaran bir denetim olacaktır. Bu yolla da biz meslek başında rehberlik eden teftişle hakim ve savcılarımızın daha iyi yetişmelerine katkı sağlayan tarihi bir reforma imza atmış olacağız. Meslek içi eğitim bugün ihtiyari, yine ihtiyari olacaktır ama birinci sınıfa ayrılma şartları arasına en az üç defa meslek içi eğitim katılmış olma şartını getirmek suretiyle birinci sınıfa ayrılmadan önce görev yapmış olan hakim ve savcılarımızın meslek içi eğitimi almalarının da önünü açıyoruz. Böylelikle çağın ve ülkemizin hukuk ve diğer alandaki gelişmelerini içtihat değişikliklerini bu eğitimlerle aktarma, paylaşma, öğrenme, öretme konusunda önemli mesafe alacağımızı yürekten inanıyorum. Böylelikle yargıda pek çok eleştiriyi ortadan kaldıracak bu tarihi adımın ülkemize, milletimize hayırlı olmasını Cenabı-ı Allah’tan temenni ediyorum.

Noterler, Gayrimenkul Alım Satım İşlemi Yapabilecek

Vatandaşlarımız bir yandan tapu sicil müdürlüklerinde gayrimenkul alım satımı yaparken, isterlerse noterlerde de gayrimenkul alım satımı yapabileceklerdir. Hem stokçuluğun hem de fiyatların fahiş arttırmanın cezalarının alt ve üst sınırlarını yükseltiyor böylelikle bu suçların tutuklama yasağı kapsamına çıkarıyor, tutuklama tedbiri konusunda konuyu mahkemelerimizin, hakimlerimizi takdirlerine arz eden bir yasal düzenlemeyi de Meclisimizin gündemine taşımış olduk. Şimdi bu düzenleme dün görüşüldü, görüşülüyor bugün de Adalet Komisyonu’nda devam edecektir.

Dünyanın Hangi Ülkesine Giderseniz Gidin Hakaret Suçtur

Özellikle sosyal medyanın yaygınlaşması nedeniyle orada belki görülmeyeceğini düşünerek, pek çok sinkafı düşünce ve fikir olarak zikretmeye çalışan kişiler türedi. Şunu bilmekte fayda var; Hakaret Türkiye’de de suç, Almanya’da da suç, İngiltere’de de suç, Amerika’da da suç. Dünyanın hangi ülkesine giderseniz gidin hakaret suçtur, sinkaf suçtur. Kim tarafından kime söylenirse söylensin suçtur. Bunun sınırlarını kim çiziyor? Yargı çiziyor. Ama yargının da hakaret ile eleştiri sınırını ayırırken çok itina göstermesi gerektiğine yürekten inanıyorum. Sinkaf, ağır eleştiri, şok edici eleştiri sınırı içerisinde değerlendirmek, Türk kültürüne ve medeniyetine uygun bir davranış değildir. Yargı, bunun ederi neyse elbette onu takdir edecektir. Kanun çünkü bunu suç saymıştır. Bunun sınırını tayin etmek de elbette yargının görevidir. Ama bu ince çizgiyi birbirinden ayırmada hepimizin üzerine çok büyük bir hassasiyet düştüğünü ifade etmek isterim. Çünkü bir yandan biz ifade hürriyetinin sınırlarını sonuna kadar açalım, gevşetelim derken, öte yandan sinkafı, hakareti, ifade hürriyeti kapsamı içerisinde değerlendirirsek, bu millete de bu devlete de hukukumuza da en büyük kötülüğü yapmış oluruz.

Hakaret, Kim Tarafından, Kime Karşı, Nerede, Ne Zaman Yapılırsa Yapılsın Suçtur

Fikir özgürlüğü, fikirleri serbestçe ifade etmek, karşı olanları serbestçe eleştirmek bu konuda herhangi bir korku, baskı, endişe hissetmeden dilediği gibi konuşabilmektir. Ama eleştiri yapıyorum diyerek, karşısındaki muhataba hakaret eden, sinkaf eden bir açıklama fikir değildir, fikirsizliktir. Bunu biz birbirinden ayırmamız lazım, ayırmazsak o zaman bu ayrımsızlık bizi daha kötü sonuçlara götürür, daha kötü sonuçlarla karşı karşıya kalırız. O yüzden de ben bu noktada çok net söylüyorum ve her zaman inanarak söylüyorum, hakaret kim tarafından kime karşı nerede ne zaman, nasıl yapılırsa yapılsın suçtur. Fikir hürriyeti ile eleştiri hürriyeti ile hiçbir alakası yoktur. Sinkaf suçtur, ağır eleştiri falan da değildir bunlar, şok edici şey de değildir. Küfürün neresi şok edici şey? Bunun altını bir kez daha çiziyorum.

Madem Suç Değil, Neden Şikayette Bulunuyorsunuz?

Sayın Kılıçdaroğlu dün Grup Toplantısında konuştu, ‘Ben iktidara gelirsem tweet atanlar rahat atacaklar, kimse ceza görmeyecek.’ Ben o zaman buradan Sayın Kılıçdaroğlu’na soruyorum, kaç dosyada bu güne kadar sizin aleyhinize tweet attılar diye şikayetçi bulunduğunuz kişilerle uzlaştırmaya oturdunuz? Uzlaşma kapsamında. Kaç kişi hakkında bugüne kadar tweetter vasıtasıyla sinkaf veya hakaret yoluyla sizin aleyhinizde söylemde bulundular diye şikayette bulundunuz? Başkaları da var böyle. Adliyeler dosyalarla dolu. Samimiysek o zaman ne yapacağız? Yapılan bütün şikayetleri geri çekeceksiniz. Şu anda Ankara Adliyesinde, Türkiye’nin diğer adliyelerinde yüzlerce, binlerce dosya var, dava var, sayısını ben bilmiyorum. Ben şimdi buradan soruyorum, kaç kişi hakkında bu güne kadar hakaret etti diye şikayette bulundunuz madem öyle? Sayın Akşener’e de soruyorum, diğer liderlere de soruyorum, maden Twitter’in içerisinde yazılanlarla sinkaf etmek, hakaret etmek suç değil, öyle inanıyorsunuz, o zaman neden sizinle ilgili tweet atan insanlar hakkında şikayetçi oluyorsunuz, şikayetlerinizi geri almayı düşünüyor musunuz? Kaç bin kişi hakkında bu güne kadar şikayetçi oldunuz? Yeri gelince mangalda kül bırakmıyorlar. Ama icraata bakınca, icraat onları tekzip ediyor, bir yandan ‘helalleşme’ deyip öte yandan uzlaşma masalarına oturup, ‘Şu kadar verilirse şöyle olur, bu kadar verilirse böyle olur’ demek ahlaki de değil, hukuki de değil, doğru da değil. Samimi olmak lazım, buradan o nedenle konunun altını özellikle çizme ihtiyacı duydum. Çünkü Türkiye’de sanal alemde de diğer şekilde de olursa olsun hakaret suçtur. Kimse bunun aksini iddia edemez.

Türkiye İfade Hürriyetini Sonuna Kadar, Herkesin Kullandığı Bir Ülkedir

Fikir hürriyeti ile hakaret birbiri ile aynı değildir, birbiri ile asla örtüşmez, bunu bir kez daha buradan ifade etmek isterim. Türkiye’de sosyal medya platformu Twetter’dan günde 13,5 milyon kullanıcı işlem yapıyor. Yani şimdi kullanıcı günde de ortalama 2 milyon tweet atıldığını görüyoruz, hangisine işlem yapıldı? Eğer öyle olsa 2 milyon kişi ile ilgili soruşturma olması lazım. Var mı? Öyle bir şey yok. Sinkaf edip hakaret edip bunu fikir hürriyeti adı altında savunmak ahlak değildir, siyasi etiğe de hiç uygun değildir ve bu konuda Türkiye’nin bir sıkıntısı yoktur. Türkiye, ifade hürriyetini sonuna kadar herkesin kullandığı bir ülkedir. Bizim Ceza Kanunu’muzun amacı da uygulanan maddelerin hepsinde de düşünce açıklamasıyla yapılan eleştirilerin suç olmayacağı, her bir düşünceyi ifade eden maddelerin arkasında tek tek zikredilmiştir ve Türkiye bu konuda rahattır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.